Avukat SARA KÜÇÜKAYDIN
“müvekkiller sizin diplomanıza değil yaptığınız işe bakar” “benim mesleğimdeki ilk kriterim kul hakkı doğrultusunda hareket etmek gelir”
Tarih: 12.2.2017 23:48:51

Hukuk devletine ve yargı bağımsızlığına yönelen her türlü saldırının karşısında kararlılıkla dik duran, hizmet etmekten ve doğruluktan asla ödün vermeyen seçkin, güçlü,  tecrübeli bayan avukatlarımızdan Avukat SARA KÜÇÜKAYDIN ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Ben 1985 yılında Antalya´da doğdum. Aslen Rizeliyim. İlk- Orta ve Lise eğitim öğretimimi Antalya´da tamamladım. 2003 yılında Yakındoğu Üniversitesi Hukuk Fakültesini Burslu olarak kazandım ve 2007 senesinde bitirdim. 4 yıllık fakülte eğitimimden sonra Antalya barosunda stajyer avukat olarak göreve başladım.1 yıllık staj dönemimden sonra avukat olmaya hak kazandım; ancak  2010 yılına kadar avukatlık mesleğini yapmadım. 2010 yılından sonra ise bir fiil  serbest olarak avukatlık mesleğimi icra etmekteyim.

Avukat olmaya ne zaman ve nasıl karar verdiniz?

Aslında benim aklımda avukat olmak gibi bir düşünce hiç olmadı. Biraz önce de söylediğim gibi ruhsatımı dahi geç aldım. Benim amacım hakim ya da savcılık idi. Birkaç kez sınavlarına girdim ancak başarılı olamayınca avukat olmaya karar verdim. Yani benim avukatlık yapmam biraz isteğim dışında oluştu.

 

Müvekkil nasıl kazanılır? Eğitim, çevre, dil gibi faktörler önemlidir diyebilir misiniz?

Müvekkil kazanmak kesinlikle çevre ile alakalıdır. Türkiye´nin en iyi üniversitesini de bitirseniz herkese verilen diploma aynı olduğu için müvekkiller sizin diplomanıza değil yaptığınız işe bakar. Bulunduğunuz şehrin yerlisi iseniz ve aileniz tanınan bir aile ise üstüne bir de ticaret ile uğraşıyorsa siz diğer meslektaşlarınızdan bir adım daha öndesiniz demektir. Avukatlık esnaflığın diplomalı şeklidir bana göre. Biz de serbest meslek erbabıyız. Herhangi bir kişi ya da kuruma bağlı değiliz. (Yanlış bilgi olmaması açısından söylüyorum devlete bağlı kurumlarda avukatlık yapanlar bu durumdan istisna) Benim burada bahsettiğim serbest avukatlıktır. İkinci faktör ise kesinlikle DÜRÜSTLÜK´tür. Maalesef ki insanlarda avukatlara karşı güvensizlik hat safhada. ´´Avukatsa kesin yalancıdır´´ gibi algı var herkeste. Bu algının kesinlikle doğru olmadığını düşünüyorum. Zaten müvekkiller size güveniyorsa sizi asla bırakmıyor. Mütevazi olmayacağım bu konuda şanslı olduğumu düşünüyorum; çünkü benim mesleğimdeki ilk kriterim kul hakkı doğrultusunda hareket etmek gelir.

Dil faktörünün Antalya´da çok etkili olmadığı kanaatindeyim; ancak yine de ´´bir lisan bir insan sözü´´ çerçevesinde dil bilmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

 

Avukat - adliye ilişkisinden biraz bahsedebilir misiniz?

Yaramıza tuz basacak cinsten bir soru:)) Genel itibariyle avukatlar olarak bu konu hakkında çok mustaribiz. Fakülteden çıkıp adliyede meslek için adım attığınız gün size anlatılan her şeyin tam tersi ile karşılaşıyorsunuz. Adliyede avukat olmak bence çok zor. Her şey dışardan göründüğü gibi asla değil. Şayet kalemdeki insanlarla ikili ilişkileriniz iyi ise işleriniz aksamaz; ancak biraz daha çekingen, sessiz bir karakterseniz bekleyin ki işiniz yapılsın. İşinizi takip etmezseniz işiniz asla yapılmaz. Belki bana kızacaklar ama gerçekler bunlar maalesef. Tabi ki bu aksaklıkların da personel eksikliği vs. gibi bir sürü sebebi vardır. Ama bu avukat olarak yaşadığımız bu gerçeği değiştirmiyor.

 

Türkiye´deki adalet sistemi nasıl değerlendirirsiniz? Adli yargı süreci nasıl işler?

Türkiye şu an adalet sisteminin tam anlamıyla uygulanmadığını görüyorum. Malum OHAL´deyiz. Ülkemiz zor bir süreçten geçiyor. Bir hukukçu olarak tarihe tanıklık etmekteyim. Benim avukat olarak dahi adalet istediğim yerde insanların adalet sistemine güvenmediklerini biliyorum. Yapılan araştırmalar da söylediklerimi destekliyor. Adalet, hak ve hukuka uygunluktur, doğruluktur. Ben böyle biliyorum en azından. Yalnız gördüğüm, tanık olduğum ve yaşadığım gerçekler bu tanıma uymamakta. Üzülerek söylüyorum ama şu an Türkiye´de adalet sisteminin işlemediğini bilmek acı ama gerçek. Adli yargı süreci ilk olarak uyuşmazlık konusu olan olay için yerel mahkemeler önünde çözüme kavuşturulur. Yerel mahkeme tüm delilleri toplar ve bunun sonucunda bir karar verir. Yerel mahkeme kararına karşı önceden Temyiz yoluna gidilirken artık Bölge Adliye Mahkemelerine başvuru yolu getirildi. Yargıtay´ın iş gücü yeni oluşumla azaltıldı ve daha kısa sürede karar verilmesinin yolu açıldı.

 

Hukukta hangi alanda Avukatlık mesleğinizi yapmaktasınız?

Hangi alanda avukatlık yapmaktasınız gibi bir soruya ceza hukuku, aile hukuku vs. gibi cevap veren çok az sayıda meslektaşımızı bulabilirsiniz. Avukatlık mesleğinde Tıp Fakültesindeki gibi uzmanlaşma çok azdır hatta yoktur diyebiliriz. Bir örnek verecek olursak; bir hukuk davasını kazandınız diyelim. Bu davada ki hakkınızı alabilmek için mahkeme kararını icraya koyarak tahsil edebilirsiniz. Yani icrada bilmek zorundasınız aksi halde sadece davayı kazanmış olmakla yetinmek zorunda kalırsınız. Soruyu daha çok hangi tür davalara bakmak ilginizi çekiyor diye değiştirirsek, Benim en çok ilgi duyduğum ve severek yaptığım davalar Ceza Hukuku´na dair davalardır. Bunun yanı sıra aile hukuku, iş davası, icra vs. tüm davalara bakmaktayım.

Sizin branşlaşmanız var mı? Özellikle baktığınız davalar…

Avukatlık mesleğinde branşlaşma çok azdır. Gelen davaların yoğunluğu sizi o alanda uzmanlaştırmaya iter. Branşlaşma değil de en çok hangi davalara bakıyorsunuz derseniz, KAMU HUKUKU ALANINDA CEZA DAVALARINA bakmayı seviyorum. Ve ağırlıklı olarak da ceza dosyalarım mevcut.

 

Avukat olarak çalışmanın artı ve eksi yönleri sizce neler?

Avukatlık her meslek gibi bazen çok keyifli bazen de çok sıkıcı ama genel itibariyle çok zor bir meslek. İnsanlara yardım etmek, çözümsüzlüklerini çözmek adına yardımcı olmak mesleğin artı yönü diyebiliriz. Diğer mesleklere göre sanırım stres faktörü çok yüksek; çünkü  mesleğinizi icra ederken bir kişiyle değil bin kişiye laf anlatmak zorunda kalıyorsunuz. Müvekkillerin anlamadığı yerde defalarca olayı anlatıyorsunuz. Avukatlık yanında insanlara psikolojik danışmanlık yapıyorsunuz. Yani halk diliyle ´´avukat ne yapıyor ki iki dilekçe yazıyor parayı götürüyor´´  deniliyor ya o kadar kolay değil işimiz. Bu düşüncede olanlarla bir günlüğüne yer değiştirsek o zaman bize hak vereceklerinden eminim.

 

Halk arasında meslekler hakkında onlarca yanlış bilgi bulunuyor. Bunlardan biri de  Hukuk fakültesi mezunlarının sadece avukat olacağı doğrultusunda. Bu yüzden gençlerimize hukuk fakültesi mezunların çalışma alanlarından ve iş imkânlarından biraz bahsedebilir misiniz?

Dediğiniz gibi hukuk fakültesini bitirenler yalnızca avukat olmaz. Hakimlik/savcılık sınavlarına girebilirsiniz, hakim savcı olabilirsiniz. Vali, noter, kaymakam, müsteşar, müfettiş, devlet kurumu çalışanı olabilirsiniz. Ya da özel hukuk alanına yöneleceğim diyorsanız, Rekabet Kurumunda, Merkez Bankasında, SPK ya da BDDK´da, ya da özel şirketlerin bünyesinde avukat, danışman, uzman ya da daha üst makamlarda yönetici olabilirsiniz. Çok fazla iş imkanı sunan bir fakültedir Hukuk Fakültesi.

İyi avukat kendini ispat eder, reklamı en iyi müvekkilleri yapar..
 

Bu düşünce çok yanlış ve mantıksız bir düşüncedir. Zaten bir avukatın iyi mi kötü mü olduğunun anlaşılması çok zordur. Bir avukatın iyi olup olmadığını anlayabilecek kişi yine bir avukattır. Ancak o avukatın bile detaylı bir araştırma ve inceleme ( davalarını izleme, dosyalarını inceleme gibi çok zahmetli ve uzun sürecek işler ) yapması gerekir ki bu da çoğu zaman mümkün değildir. Avukat sayısına sınırlama getirilmemesi ve düşüncesiz fakülte politikaları nedeni ile sayıca çok olan avukatlardan birinin iyi olduğunun vatandaş tarafından anlaşılabilmesi için defalarca avukatlarla çalışıp yıllarını vermesi mümkün değildir. avukat sayısının çok olması önemli değil, reklam yasağı da önemli değil, iyi avukat kendini ispat eder, diğerleri arasından sıyrılır gibi bir mantık çok yanlıştır. Avukat sayısının fazlalığı ve avukatların reklam yasağı vatandaşın iyi avukatı araştırma ve bulma imkânını neredeyse sıfıra indirmektedir.

 

Tek kelimelik sorular soracağım, birkaç kelime ile cevap istiyorum.

Gurur: Gereksiz

Güç: Geçici

Avukat: Hak arayıcı

Ümit: Umut

Gerekli: Dost

Baba: Güç

İnsan: Tecrübe

Hasret: Üzüntü     

Hukuk: Adalet

Türkiye: Vatanım (olmazsa olmazım)

 

Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Bu güzel röportaj için çok teşekkür ederim. Son olarak söylemek istediğim, Rabbim Ülkemizi  hainlerden korusun, vatansız, topraksız bırakmasın. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Röportaj: Aynur ERYILMAZ

 











Kaynak: ANTALYA HAYAT

Anahtar Kelimeler: Avukat SARA KÜÇÜKAYDIN
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Turizmin başkenti Antalya´ya Modern bir Galericiler Sitesi yakışır
Turizmin başkenti Antalya´ya Modern bir Galericiler Sitesi yakışır
Antalya Oto Galericiler Odası, Oto Galericiler Sitesi Arsa ve Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi Başkanı İsmail ÇAĞLAR
Günay Aral´la Basma Fistan Giyerim
Günay Aral´la Basma Fistan Giyerim
Ressam, eğitmen, küratör Günay Aral´la beraberiz. Farkındalık yaratan son etkinliği “Basma Fistan Giyerim” projesi üzerine söyleşeceğiz. Sanata bakış açısını öğreneceğiz.
Antalya gibi güzel Antalya gibi güvenli,  Türkiye ye örnek ve model oda…
Antalya gibi güzel Antalya gibi güvenli, Türkiye ye örnek ve model oda…
Antalya Şoförler Odası
 “Stresle Başa Çıkabilirsiniz”
“Stresle Başa Çıkabilirsiniz”
Uzman Psikolojik Danışman Şenol Baygül
GÜNSELİ AKAYDIN ile yaptığım son röportaj
GÜNSELİ AKAYDIN ile yaptığım son röportaj
Kadın ve erkek eşit yaratılmış iki insan
Cinsel istismar suçunun mağdurlarının çocuk ve çocuğun ebeveynleri olduğu unutulmamalı!
Cinsel istismar suçunun mağdurlarının çocuk ve çocuğun ebeveynleri olduğu unutulmamalı!
Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doktor Banu Bozkurt
Hamilelikte Ağız Sağlığı ve Diş Bakımının önemi
Hamilelikte Ağız Sağlığı ve Diş Bakımının önemi
Diş Hekimi Rabia Duman ile söyleşi
Uzman Dr. Oya Ermiş ile çoook estetik bir röportaj
Uzman Dr. Oya Ermiş ile çoook estetik bir röportaj
Yeni teknikler, uygulamalar
Tiyatro, dizi, sinema oyuncusu Ferdi ATUNER
Tiyatro, dizi, sinema oyuncusu Ferdi ATUNER
Diclehan METO röportajı
İrfan VAROL diyor ki..!!!
İrfan VAROL diyor ki..!!!
Hizmette 17 yıl
HELICO TERCÜME BÜROSU
HELICO TERCÜME BÜROSU
Burcu Demirörs & Rasim Esen
"Küçük beyinler kişileri, Orta beyinler olayları, Büyük beyinler ise fikirleri tartışır”
"Küçük beyinler kişileri, Orta beyinler olayları, Büyük beyinler ise fikirleri tartışır”
AK Parti Kadın Kolları İl Başkanı Tülay Beşkonak Özçay
Kültür hiçbir zaman yok olmaz
Kültür hiçbir zaman yok olmaz
Türkiye Kahveciler Kıraathaneciler ve Büfeciler Federasyonu Genel Başkanı Murat Ağaoğlu
HİZMETTE ÜRÜN SONSUZ
HİZMETTE ÜRÜN SONSUZ
ALANYA Paşali Kilit Sistemleri Ali Mesut İnal röportaj
"İmplant kullanım süresi 5 - 25 yıl arasında değişmektedir"
"İmplant kullanım süresi 5 - 25 yıl arasında değişmektedir"
Diş Hekimi RABİA DUMAN
Antalya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:21 08:01 13:09 15:42 18:00 19:27
DOLAR
5.3505
EURO
6.0880
ALTIN
0
BIST
0
 
Antalya
Güneşli
Bugün
15 / 4 °C
Fırtına
Çarşamba
12 / 1 °C
Fırtına
Perşembe
15 / 7 °C
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
"Yenileceğinden korkan, daima yenilir."

YILDIRIM BEYAZIT
BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ? -Hapşırdığınız zaman kalbinizde dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur. (Ya bi kez griptim hesapladım 120 kez hapşırmışım demek ki kalbim 1 dakika durmuş o gün) -Eiffel kulesinin tepesine çıkana kadar

İlginç Bilgiler
Taze deniz ürünlerini hava geçirmez ve kapaklı bir kap içinde buzdolabında saklayın. En fazla iki gün içinde tüketin. Dondurulmuş deniz ürünlerini alışveriş sonrasında orijinal ambalajında derin dondurucuya koyun.

Deniz Ürünleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi