SEN BAHAR BENCİL SONBAHAR
Yürekler acırken gece uzundur artık.
Tarih: 15.8.2017 13:55:38
Özlem DELİDUMAN

Hayat, vazgeçtiklerinle tutundukların arasında yutkunduğun sahnelerin tümüdür.

Dürüst bir duygunun içinizde açıp, aşamayacağı hiçbir kapı yoktur. Yeter ki hissettiklerinizi tanımayı ve içinizi dinlemeyi bilin. Aşkı size anlatan bir bakışın yüreğinizde tanımladığı ilk heyecan, duygularınızı sona saklayıp niçin soldurur? Aşkı dondurup sonra çözdürmek adına bir nefes aramayın. Önce korkuları eritin sonra yaşayın gitsin…

Zira insanın her hali veyahut hayali tüm aşkları tanımaya çalışacak kadar dalgalanmaya müsait değil. Her yeni buluşma ya da her konuşma insanın insana bulaşmasıdır. İnsanın ruhunun tamamını tanımaya çalışmak için hayalleriniz ancak böyle zorlaştırılabilir. Bu daha basit olabilirdi senin için.

Aşk haline iltica eden bir duygunun, ziyan edildiği geçmişi hangimiz barındırmıyoruz? Oysa hayat dengeyle örülen bir örgüdür ve aynı zamanda vazgeçtiklerinle tutundukların arasında yutkunduğun sahnelerin tümüdür. Önümüzdeki seçenekler sonsuzken, geçmiş olanın yeri seçeneksizliklerle doludur. Giden gitmiş, biten bitmiştir. Bugün şunu sormayı dene kendine; Gerçekten sevmeyi biliyor muyum? Hani insan hep çok sevilmeyi istiyordur ya… Aşk, ilgiyle sana kıvrılan bir eğilimin karşılığını verdiğin zaman bir çember haline gelip hayata dönmektir. Çemberin içini doldurduğunda bir şahsiyet kazanır sevilenler, seven kalplerle birlikte. Sana dönen çemberi parmağında çevirmekle değil, hislerinle doldurduğun bir dairede yaşadığında anladığın şeyler güzeldir ve kabul edersen eğer senindir. Sana eğilen duyguyla dalga geçer gibi değil, onu bulmuşken verebildiğin değer güzeldir. Oysa insan olmayı istediğin yerden ayrılman gerektiğine dair bir korkuyla yüzleştikçe kayboluyorsun. Neden diye sorduğunda hiç diye cevaplıyorsun kendini. Sonunu kaçırmışken, onu kaçırmışken ‘hiç´ olmakla yüzleşirsin. Ve yeniden kanarsın kendine. Bir duyguyu öldürdüğünü unutmuş olarak iyileştim sanırsın.

Bir aşkla harmanlanan yalnız alevlerin yaktığı gönül meşalesi, insanı kendi yıkıntıları arasında hapseder. İnsan aşkla tutukluyken beklenmeyen geldiğinde ayrılık hükümdarlığını ilan eder. Gecenin içinde sarılmak istediği hatıralar aşığın canını acıtır. Bir can ki kendisini dün içinde bulduğu ab-ı hayat, bugün yüreğine batan bir kıymık olur. Yürekler acırken gece uzundur artık. Geceler içten çığlıklar gibi yankılanan itirafların ve ardından gelen infilakların karanlık zirvelerinde kaybedilen aşkı arayan bir ağıtın karanlık rengi olur. O zaman yalnızlık, sevgilinin terk edişiyle değil insanın kendine gelişiyle başlıyordur artık.

Yokluğa sabretmeyi öğrettiler bize. Varlığına sabredebilseydin sevgili gider miydi senden ya da sen sevgiliden? Kaybedilen aşklarda acımasız bir benliğin izleri kalır. Öyle bir kayıp ki, zararlı duyguları benimsediğimizin itirafları dolar gerçeğimize. İnsan, mutluluğu bulmakta mahir, değerini bilmekte yeteneksizdir. Bugün kaç defa kendi dışına çıkarak yüzleşmelerinin önünde bazı inanışlarının özlemle birbirine sarılışlarını izledin bilmiyorum. Seni üçüncü göz gibi seyrettim bugün. Sen ve o birer ayrı gözdünüz. İçine sevgilinin kalbini sardığın bir folyo gibiydi yüreğin. Ve bu yüreğe bulaşan bir yarayla yüzleşti gözüm. Benlik, bencillik yarasıydı. Ben dediğimiz için, sen diyen bir kalbe sevgili adını takıp, hisli duygulara aşk adını kondurmuş ilişkiler yaralı. Üçüncü gözüm ağladı. Çünkü aşk kokan kalpler, bencilliğin yarasından nasıl arınacağını bilmeden ağlar, ayrıldığı gecelerin sabahlarına kadar. Bencillikleri yüzünden yalnız kalan her sevgili artığı, ilk defa o meşum gecelerde ayaklanır kendine. İçindeki tüm güzellikleri darmadağın eden yaranın kabuk bağlamaya başlayacağı bir sabahın uykusuzluğunda kızarır gözler. Ümit var bir aşkın neticesinde, ayrılıkla başlayan hiçliğinin sebebini anlamaya başlar. Ayrılıkların sebebini kendisinden bilmeyişine ağlar. Bir çaresiz yakarış olur sabaha uzanan saatler yelkovan kuşlarında. Ne geceler bitsin ister ne sabah gelsin. Gece biterken sabahlar, uykusuz bir uyanışın acılarıyla dolar. Aşkın aydınlanan gerçeği geceler kadar karadır artık. Sahilin dalgaları, rüzgârın fısıltısı dahi gözyaşı getiren bulutlar gibi insanı soğutur kendinden. Sıcaklığıyla dünyayı giydiren aşk, bakışlarını kararttıkça terk edilen uyanışlarına küfreder. Uykusuzluğunda bir inadın adıyla kaybettiklerini görmezden gelir aşk. Yine de sıcağını duygusuz soğukluklara terk eden bir hisle dolar, dalından kopan acı meyveler gibi akan gözyaşıyla ağlar insan.

Ey insan! Aşkın yürek yeşiline bencil serinliğini astığın zaman, aşk yapraklarını sararttın. Yaprağını dalından kendin koparttın. Kendine bahardan sonra bir sonbahar yaşattın. İçli bir son bakış atsan da şu pişman yalnızlığına, yalnız utancını sırtına vurup kaybolmak zamanın gelmedi mi bahardan?..

Anahtar Kelimeler: BAHAR, BENCİL, SONBAHAR
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Antalya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:25 06:58 12:53 16:01 18:28 19:50
DOLAR
3.6401
EURO
4.2933
ALTIN
0
BIST
0
 
Antalya
Güneşli
Bugün
30 / 12 °C
Güneşli
Çarşamba
28 / 11 °C
Güneşli
Perşembe
28 / 10 °C
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başkasını düzeltmeniz için, önce kendinizi düzeltiniz!

HZ.ÖMER (R.A)
-Her 4 Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor. (Sokakta her 4 kişiden 1 imza dağıtıyormuş düşünsenize) -Uyurken televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla kalori yakıyoruz. (Demekli televizyonla uyutuluyoruz) -Bir karıncanın koku alma yet

İlginç Bilgiler 5
Yufka ile yapılan böreklerde tepsiye yaydığınız yufkaların üzerine eritilmiş margarin ve sütten oluşmuş karışımı dökerseniz böreklerinize ayrı bir lezzet katarsınız. Yufka ile yaptığınız böreklerin üstüne, böreği fırına vermeden önce bir yumurtayı, bir ş

Börek Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi