CORONA VİRÜSÜ SOSYAL BİR DENEY Mİ...?
Tarih: 16.5.2020 13:00:03
Mahmut KOÇAK

Şu günlerde Dünya gündemini en çok meşgul eden konu oldu bu virüs meselesi. Haliyle ortaya bir çok teoriler atılmaya başladı. Bunu yıllar önce kitabında yazıp belirten yazarlarda var. Birkaç yıl önce TV ve sosyal medyada bu günkü olacaklarla ilgi tüyo veren strateji uzmanlarıda var.

Onlara geçmeden evvel Transhümanizm nedir? Sorusuna açıklık getirmek istiyorum.  Transhümanizminsanın fiziksel ve bilişsel yeteneklerinin artırılması ve yaşlanma ve hastalanma gibi arzu edilmeyen veya gereksiz görülen yönlerinin ortadan kaldırılması amacıyla teknoloji ve bilimden faydalanılması gerektiğini öne süren uluslararası bir entelektüel ve kültürel harekettir.

Bu kültürel hareketle yola çıkarak, tüm bunların aniden ortaya çıkan bir virüs mü? yoksa gerçekten ortaya atılan teorilere ve varsayımlara göre sosyal bir deney mi? Sorusu akla geliyor.

Strateji Uzmanı Abdullah ÇİTÇİ´YE göre;  Dünya ekonomisinin %85 ini elinde tutan ve her yönüyle Dünya ekonomisine yön veren Üst akıl bir topluluğun yine işbaşında olduğunu ve bunların 4.Sanayi devrimine geçiş için yapılan bir test olduğunu beyan etmektedir. Çiftçi bu konuyla ilgili şu varsayımlarda bulunmaktadır.

 

VARSAYIM 1

Dördüncü Sanayi devriminde istenilenler;

1. İnsanlar evlerine kapatılıp bütün Dünyaya sosyal bir deney yapılacak

2.Kâğıt paralarda virüs var algısı yaratılarak, Kullanmayıp Elektronik Para, kripto paralara geçilecek. Nakit para olmayacak, Dijital paralara geçilecek.

3. Robotlar hayatımıza daha hızlı bir şekilde girecek. Fabrikalar, Hastanenler, AVM ler ve birçok işyeri,  Yapay zekâ ile donatılmış robotların idare ettiği yerler haline gelecek.

4. Eğitim uzaktan yapılacak. Bu gün devreye sokulan deneme aşamasındaki Uzaktan Eğitim daimi hale gelecek.

5.Bütün ihtiyaçlar evden verilen siparişlerle giderilecek. Dijital toplum oluşacak.

Bütün bunlar, Acaba 21. Yüzyıl dijital toplumunun, 4.sanayi devrimine geçmesi  için yapılan bir test mi?

 

VARSAYIM 2

İnsanlığı kontrol etmek istiyorlar..!

Coronavirüs salgınından sonra insanoğlu evlere kapandı. Dışarı çıkamaz oldu. Dünya başkentleri hayalet şehre döndü. Okullar tatil edildi, Ligler ertelendi. İstanbul´da trafik ise yüzde 20´leri gördü.

Yakın bir tarihte Biyometrik çipler hayatımıza girecek. Peki biyometrik çip nedir?. Bu bir ödeme sistemi veya gündelik yaşamda kullanılabilen bir sisteme entegre olabilir. Biyometrik çip ile bu virüsün engellenebilir olduğunu söyleyip insanların kontrol edilmesi istendiğini ifade ediyor. Bu aklın ise ne Amerika ne de Çin olduğuna inanıyor. Bu akıl dünyanın yüzde 85 parasına sahip bir üst akıl. 

Teorilere göre bu grup, Dünya Sağlık Örgütü´nün (WHO) arkasında da yer alıyor ve Coronavirüs salgınının ancak biyometrik çip ile önlenebilir olduğunu açıklayacakları ileri sürülüyor. Hatta virüs salgınının aşısının çok önceden beri var olduğuna dikkat çekiyor. 

Kısacası sizin nerede ne zaman ne yaptığınızın bilineceği ve kontrol edileceğiniz bir sistem. Ve tuhafı da istedikleri zaman sizi hackleyip öldürebilirler. Daha önce bu konuyla onlarca dizi ve film de yapıldı. Özellikle ‘´Black Mirror´´ dizisinde biyometrik çip ile alakalı birçok kısım bulunabilir. 

 

VARSAYIM 3

Coronavirüs salgınını 15 sene öncesinden tahmin eden ´Kehanetler´ kitabında ne yazıyor?

ABD´li medyum ve yazar Sylvia Browne´un  2005 yılında kaleme aldığı Kehanetler adlı kitabında yer alan Coronavirüs benzeri bir hastalıkla alakalı bilgiler, gelecekle ilgili kehanetlerde bulunan yazarı bir anda sosyal medyanın odak noktası haline getirdi.

15 sene önce kaleme alınan kitapta ´2020´lerde akciğerleri etkileyen zatürre benzeri bir hastalığın dünyaya yayılacağı´ yazıyor.

2005 ile 2100 yılları arasında dünyada yaşanacak olayların tahmin edildiği kitabın 210´uncu sayfasında yazanlar, günümüzde ortaya çıkan Covid 19 salgınıyla birebir benzerlik gösteriyor.

2005 Yılında yayınlanan kitabın söz konusu bölümünde, "2020´lerde, akciğerleri ve bronşları ciddi oranda etkileyen, tedaviye ise zalimce direnen zatürre benzeri bir hastalığın patlaması nedeniyle ortalıkta ameliyat maskeleri ve plastik eldivenlerle dolaşan çok daha fazla insan göreceğiz. Hastalık hakkında kafa karıştırıcı olan şey ise; bir kış boyunca müthiş bir paniğe yol açtıktan sonra, on yıl içerisinde hem sebeplerini hem de tedavisini gizemli bırakarak tamamen ortadan kaybolması olacak." ibaresi yer alıyor.

 

VARSAYIM 4

Bu nasıl kehanet: Rockefeller vakfının 10 yıl önceki virüs salgını raporu gerçek oldu

Dünyayı sömürerek güç imparatorluğu kuran Rockefeller ailesinin vakfı, 2010 yılında yayınladığı bir raporda adeta günümüzdeki salgını birebir anlatıyor. Raporda, ‘ölümcül küresel bir virüs salgınının ortaya çıkacağı´ öngörülüyor. Ülkelerin virüsle nasıl mücadele ettiklerine yer veren rapor, salgından ilk olarak Çin´in kurtulmayı başaracağı kehanetinde bulunuyor. Salgının tüm dünyayı saracağı tahmini yapılan raporda küresel gıda ve kaynak kıtlığı yaşanacağı belirtiliyor. Gelişmiş ülkelerin ise alt üst olacağı anlatılıyor.

GELİŞMİŞ ÜLKELER ALT ÜST OLACAK

Geleceğe ilişkin olası senaryolara yer vermesine rağmen ‘olaylar olup bitmiş gibi´ geçmiş zaman ifadeleri kullanılan Rockefeller metninde ‘gelişmiş ülkelerin bile virüsle savaşmakta zorlanacağı´ söylenerek aynen şu cümle yazılmış: “Yıllardır öngörülen küresel salgın geldi. Hızla yayılan virüs, salgınlara en hazırlıklı ülkeleri bile altüst etti.”

 

VARSAYIM 5

The Economist dergisinin Kasım 2019 da çıkan ve 2020 yi anlatan kapağında, o yıl içeresinde olacak olaylar anlatıldı. Kapakta 2020 yılındaki kehanetleri kapakta harflerle anlatmaya çalışmış. Trumptan, Çin ve Hindistan devlet başkanlarına, İngiltere´nin Breksitten çıkışı, Tokyo olimpiyatlarından Marsa yolculuğa kadar 2020 deki olacak olanlar anlatılmış.

            Bu kadar varsayım ve teorilerden sonra biraz da gerçeklere dönelim. Sağlık Pınarı  yazarı, Üstad Ayhan EYİKAN´IN, 2012 tarihinde yazdığı kitabında aynen şöyle deniliyor;

            Salgın Hastalıklar; Binlerce yıldır ortaya çıkan salgın hastalıklarda niçin herkes ölmez? Bir bölümü hiç hastalanmaz. Diğer bir bölümü de hastalandığı halde iyileşir. Bir bölümüde ölür.

            Kolera, veba, tifo gibi salgın hastalıklar harekesi öldürse idi belki insan nesli tükenirdi. Peki, kimler hastalanır, kimler iyileşir, kimler hiç hastalanmaz vede kimler ölür? Bunlar şansımdır? Sonucu şans veya kader tayin etmez. Vücudun ne derece toksik maddelerle dolu olduğu, sonucu belirleyen ana nedendir.

            Kimler Hastalanır? Yanlış beslenme dolayısı ile vücutları toksemik durumdaki kişiler, savunma güçleri yeterli olmadığından hastalanırlar. 

            Kimler iyileşir? Ana güçleri, hayatta kalmaya yetecek kadar olanlar,  yani çok yanlış beslenemeyenlerin kurtulma şansları vardır. Vücudun ordusu savaşır ve düşmanı yener.

            Kimler hiç hastalanmaz? Ana güçleri tam olanlar, Emilim ve boşaltımı tam yapabilenler, atılacak toksik atıkları olmayanlar hastalanmazlar.

            Kimler ölür? Çok yanlış beslenme yüzünden çok fazla Toksik madde ve zehirlerle vücutları tıkanmış olanlar, ana savunma güçleri hiç kalmamış olanlar yani bankadaki paraları erken tükenmiş olanlar(Ana gücünü erken tüketmiş olanlar) ölür.

            Bir toplumda tam sağlıklı insanlar ne kadar çok ise, salgın hastalıklarda ölenler o kadar az olur. Ne kadar çok Toksemik insan varsa ölümlerde o kadar çok olur. Ölenlerin sayısının çokluğu salgının şiddetinden değil insanların Toksemik olup olmadıkları ile yakından ilgilidir.

            Son yıllarda Domuz gribi, Asya gribi, Kuş gribi gibi salgın hastalıklar ortaya çıktı. Bana göre bu hastalıklar önceden de vardı fakat adları bilinmediği için önemsenmezdi. Benim çocukluğumda köylerdeki kümes hayvanlarının pek çoğu bir gün birdenbire ölürdü. Buna köylüler tavuklara kıran girdi derlerdi. Normal bir olay gibi algılanır, paniğe neden olmazdı. Kuş gribi salgını korkusunun paniğe yol açtığı yıl tavukların toplu halde öldürüldüklerini gördük. Tavukların kitle halinde öldürülmesi bence yanlış bir uygulama oldu.

            Domuz gribi salgını korkusunda da aşı için milyonlarca lira gereksiz yere ödenmiştir. Birleşmiş Milletler Sağlık örgütünün başkanı da aşı olmamıştı.

            Evrim Sürecinin Hangi Evresinde Hastalıklar Ortaya Çıkmıştır?

            Bu sorunun kesin ve doğru cevabını vermek zordur. Fakat bazı tahminlerde bulunabiliriz. Atalarımızın, yiyeceklerini doğal ortamda bitkilerden koparıp toplayarak sağladıkları dönemde hastalanmadıklarını tahmin ediyorum. İnsanların yerleşik düzene geçmeleri ile birlikte hastalıkları da başlamış olabileceği ihtimali yüksektir. Özellikle bazı hayvanların evcilleştirilmesinden sonra hastalıklarda artmış olabilir.

Yerleşik düzene geçen insan için yiyecek depolama, aç kalma korkusunu azaltmıştır. Depolanan ve evcil hayvanlardan elde edilen yiyecekler insanların gereğinden fazla yeme alışkanlığını başlatmış ve beslenme konusundaki doğal ve doğru olan içgüdüsel yeteneklerini azaltmış olabilir. Böylece gerektiğinden fazla beslenen insanlarda emilim ve boşaltım dengesi bozulmuş ve vücutlarında atılamayan toksik maddelerin atılabilmesi için, doğa, hastalık dediğimiz sağlığı koruma önlemlerini yaratmış olabilir.

Son yüz yılda yiyecek bolluğunun ortaya çıkması ile birlikte hastalıklar çoğalmıştır. Bu gün 20 bini aşkın hastalık adı vardır ve bu sayı her gün artmaktadır. Artan hastalıklara paralel olarak tıp dünyasında ihtisas dalları da artmaktadır. Bu oluşum daha öncede anlattığım, bütün hastalıkların ana nedeninin tek olduğu gerçeğini değiştirmez…

Bir tarafta varsayımlar, bir tarafta kaçınılmaz gerçekler. Bunlara arasında mukayese yapmak da siz okuyuculara düşüyor. Umarım en kısa zamanda başta ülkemiz ve tüm Dünya ülkeleri bu tufandan biran evvel en az zayiatla kurtuluruz.

            Saygılarımla…

Anahtar Kelimeler: CORONA, VİRÜSÜ, SOSYAL, DENEY
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
24 Kasım Öğretmenler Günü (20 Kasım 2019 - Çarşamba)
2019 DA TEKNE SAĞLAM MI? (19 Aralık 2018 - Çarşamba)
OKULLAR AÇILIYOR (07 Eylül 2018 - Cuma)
HOŞGELDİN 11 AYIN SULTANI… (15 Mayıs 2018 - Salı)
KURBANLIK FİYATLARI BU YIL NORMAL…! (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Antalya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:21 08:01 13:09 15:42 18:00 19:27
DOLAR
5.6007
EURO
6.3090
ALTIN
0
BIST
0
 
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Bu dünya çalışma yeridir. Ücret alınacak yer, ahirettir.

İMAM-I RABBANİ (R.A)
-Her 4 Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor. (Sokakta her 4 kişiden 1 imza dağıtıyormuş düşünsenize) -Uyurken televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla kalori yakıyoruz. (Demekli televizyonla uyutuluyoruz) -Bir karıncanın koku alma yet

İlginç Bilgiler 5
Kurabiye hamurunun elinize yapışmasını istemiyorsanız ellerinizi soğuk suyla ıslatıp kuruladıktan sonra kurabiyeye şekil verin. Kurabiyelerin zamanla sertleşmemesi için yanlarına bir-iki dilim kabuklu elma koyarak saklayınız. Elmanın yayacağı nem sayesin

Kurabiye - Bisküvi Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi