BEKARLIK SULTANLIK MIDIR?
"hayat sana güzel" dedikleri kişi sensindir.
Tarih: 31.12.2017 00:50:51
Mürüvvet Aktürk

Kimilerine göre bekarlık sultanlıktır, kimilerine göre de yalnızlık Allah´a mahsustur.

Bekarsan eğer özgürsündür. Bağımsızsın. Hesap vermezsin. Arkadaşlarına karışan yoktur. Eve geldiğin, gittiğin saate karışan olmaz. Evinin temizliği ya da kirliliği seni ilgilendirir. Bekarsan kendi pisliğini temizlersin, kendi bulaşığını ve çamaşırını yıkarsın. Yaptığın yemeği kimsenin beğenmesini beklemezsin, sen beğendiysen sıkıntı yoktur ve kendi istediğini yersin. Kiminle gezdiğine, kiminle konuştuğuna kendin karar verirsin. Evde kumanda sana aittir. İstediğini giyinir, istediğin gibi makyajını yaparsın. Eve misafir çağıracaksan, kendi müsaitlik durumuna bakarsın. Yatağın her köşesi sana aittir. Yorgan kavgası yapmazsın, istediğin gibi dönersin yatakta, kimseyi rahatsız edip etmediğini düşünmene gerek kalmadan…     

Yalnız kalmak istediğinde çekersin kapını, açmazsın kimseye kapıyı. Kazandığın paranın hesabını kendin yapar, tasarrufunu kendine göre. Tatile çıkmak istediğinde kafa nereye sen oraya. Bekarsan arkadaşlarının erkek ya da kadın olması kimseyi ilgilendirmez. Kimin yanında olmak istersen onunla olursun. Kıskanan kimse olmaz, kıskanacağında. Onu düşünüp kiminle nerede diye kafayı yormazsın.

Ama bunlar bekar ve yalnız yaşıyorsan geçerlidir. Eğer hala ailenle yaşıyorsan, o evin mutlaka kuralları vardır ve uymak zorundasındır. O konuya çok girmek istemiyorum çünkü belli bir yaşa gelmişsen ve hala ailenle yaşıyorsan bu insana işkence gibi gelebilir ama herkes için geçerli değildir elbet.         

Ailesinin yanından ayrılmak istemeyen bir çok bekar vardır eminim. Rahatının bozulmasını istemez. Pışpışlanmak güzeldir onlar için. Sorumluluk almak kolay değildir. Ama kendi kurallarını koyamazlar. Hep bir himaye altındalardır. Onlar için güvenli bir limandır, anne baba yanında olmak. Hiç sorumluluğu olmayan, birçok işlerini anne ve babası onun yerine yapar. Tabi bu rahatlığında getirmiş olduğu kısıtlamalara razı olmaktır.       

Sevdiğin ve seni seven kişi ile evliysen şayet, "hayat sana güzel" dedikleri kişi sensindir. Eve geldiğinde seni karşılayacak ya da karşılayacağın nasılsın, yoruldun mu, aç mısın diye soran biri var demektir. Sorumlulukları paylaşacağın bir ortak, sıkıntılarını paylaşacak yoldaş, fikrini sorabileceğin danışman, eğlenmek istediğinde arkadaş, hastalandığında çorba yapacak aşçı, tatile çıkacağında yol arkadaşı, ağlamak istediğinde bir omuz, soğuk kış gecelerinde sarılıp ısıtacak biri var demektir. Ben değil,  biz dersin. Sıkıcı yalnızlıkların yoktur. Yemeğini tek başına yemez, tek başına film izlemezsin. Hayatın sana sunduklarını, mutluluğunu paylaşacağın biridir eşin. Her önemli gelişmeyi hatta önemsiz olanları da ilk haber vereceğin kişidir. Hayat gözünü korkutmaz. Tökezlediğinde arkanda sana destek olacak, düşmene izin vermeyecek biri olduğunu bilirsin. Anca beraber, kanca beraber dediğin hayatının merkezinde biri var demektir.     

Evlilik Allah´ın da emri olduğu gibi, olması gereken durumdur. Zaten insanoğlu doğası gereği daha çocuk yaşta gelecek ile ilgili hayali evliliktir. Kız çocukları babası ile erkek çocukları da annesi ile evleneceğini düşünür. Mesleki hayalleri sonradan gelir. Herhangi bir dayatma olmasa dahi, bir kişi birini sevmeye başladıysa hayallerinde de fark etmeden onunla evliliği düşünmeye başlar. Evliler genellikle "bekarlık sultanlıktır" dese de aslında yalnız yaşamayı istemezler. Onlar sadece kısıtlanmış olmanın sıkıntısını yaşarlar. Belki de bu yüzden öyle düşünürler. Şayet bekarlık sultanlık ise neden boşananlar tekrar evlenir? Bu insanlar evliliği de bekarlığı da görmüştür ve ikisini de bilirler.        

Bekarlar da evlenmek için çırpınır dururlar. Bunu sesli olarak söyleyemeseler de hep evlenebilecekleri kişiyi beklerler aslında. Beklerler de karşılarına birisi çıkınca da bir adım geri giderler. Neden mi? Korkuları vardır, alışkanlıkları vardır, vazgeçemedikleri özgürlükleri ya da katlanamadıkları durumlar. Ya da armudun sapı, üzümün çöpü derken kimseyi hayatlarına almayı başaramazlar. Ya onu kendilerine yakıştıramazlar ya da kendilerini ona yakıştıramazlar.        

Evliliklerde güllük gülistanlık değildir elbet. Herkesin farklı huyları ve alışkanlıkları olduğundan, birbirine uyum sağlayabilmek, birlikte adım atabilmek, aynı hedefe odaklanabilmek zordur. Aynı dili konuşabilmek, bir karar verirken eşin için de doğru kararı verebilmek veya ortak noktayı bulabilmek güçtür. Bazen sağır olabilmek, bazen de dilsiz olmak gerek. Bazen ateş oluyorsak bazen de su olabilmeliyiz. Her şeyden önce kalp kırmamalı ya da istemeden kırıyorsak o kalbi onarabilmek gerek. Derler ya " bardak kırıldı eski haline gelir mi?" bizim kalbimiz camdan değil ki eski haline gelmeyecek. Tamiride mümkündür elbet, yeter ki gönülden olsun samimi olsun. Her kalp kırıldığında bardak misali olsaydık bu hayatta kimse kimsenin yüzüne bakmazdı sanırım. Ya da herkesin yüzlerce kalbi olması gerekirdi kırılanı atıp yerine yenisini koyabilmek için.         

Evleneceksek eğer kendimize benzeyen birini seçmek daha doğrudur diye düşünürüm ben. Zıt kutuplar birbirini çeker deseler de bence yanlış bir fikir; çünkü o mıknatıs için geçerlidir. Evet, zıt kutuplar birbirini çekebilir, bunun nedeni ise aslında sadece meraktır. Kendimizden farklı kişilerin hayatını merak ederiz. Sadece bir gizemdir aslında. Gizemi çözüldükten sonra her şey değişir. Farklı şeylerden hoşlanıyorsanız, her şeyiniz zıtsa eğer birlikte nasıl güzel vakit geçebilir? Nasıl ortak nokta bulabilir ve ortayı bulabilirsiniz? Böyle bir evlilik yapmak istiyorsanız eğer evlenmeden önce ameliyatla bütün sinirlerinizi aldırmanızı tavsiye ederim.          

Kimseyi değiştiremeyeceğimize göre, evleneceğimiz kişinin farklılıklarına veya kötü huylarına tahammül edip edemeyeceğimizi düşünmemiz gerekir. Eğer yıllar sonra da  tahammül edebileceğimize inanıyorsak evlenilmeli. Sonuçta bu bir oyun değil ki; “evcilik oynadık akşam oldu herkes evine dağılsın” diyebileceğimiz.        

Evlilik güzeldir aslında, diğer yarını bulabilirsen. Herkesin ruh eşini bulabilmesi ümidiyle...

 

Anahtar Kelimeler: Bekarlık, Sultanlık, mıdır
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
SEVMEK Mİ, SEVİLMEK Mİ? (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
PARA MI, AŞK MI? (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Antalya için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:21 08:01 13:09 15:42 18:00 19:27
DOLAR
4.7077
EURO
5.4848
ALTIN
0
BIST
0
 
Antalya
Güneşli
Bugün
33 / 20 °C
Güneşli
Pazar
31 / 19 °C
Güneşli
Pazartesi
30 / 18 °C
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
"Yenileceğinden korkan, daima yenilir."

YILDIRIM BEYAZIT
-Global ısınma yükselen deniz seviyesi 2050 yılında shangai ve deniz kıyısındaki Çin şehirlerinde büyük sellere neden olacak.bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak. -Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wringleys marka sakızdır. -Kereviz yerken harcanan ka

İlginç Bilgiler 3
Kurabiye hamurunun elinize yapışmasını istemiyorsanız ellerinizi soğuk suyla ıslatıp kuruladıktan sonra kurabiyeye şekil verin. Kurabiyelerin zamanla sertleşmemesi için yanlarına bir-iki dilim kabuklu elma koyarak saklayınız. Elmanın yayacağı nem sayesin

Kurabiye - Bisküvi Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi